Kasım 2025'te yürürlüğe giren Sağlık Tanıtım Yönetmeliği, kliniklerin tanıtım ve sosyal medya pratiğini kökten değiştirdi. O günden beri sahada iki uç görüyoruz: her şeyi silip sessizliğe gömülen klinikler ve hiçbir şey olmamış gibi devam eden klinikler. İkisi de yanlış — çünkü yönetmelik her şeyi yasaklamıyor, ama ihlalin faturası da ağır: cezalar 100.000 TL'den başlıyor. Bu yazı, neyin yasak neyin serbest olduğunu klinik diliyle özetliyor.
Net yasaklar: kampanya, indirim, hasta yorumu
En az tartışmalı bölüm burası. Yönetmelikle birlikte:
- Kampanya ve indirim duyurusu yasak. "Bu aya özel fiyat", "ikinci seansa indirim", "çekiliş" tarzı içerikler tanıtım ihlali kapsamında.
- Hasta yorumu paylaşımı yasak. Memnuniyet mesajı ekran görüntüleri, story'de paylaşılan teşekkür mesajları, web sitesine taşınan yorumlar — hepsi bu kapsamda.
- Yurtiçi sponsorlu reklam büyük ölçüde kapalı. Türkiye'deki hastayı hedefleyen sponsorlu sağlık tanıtımının alanı ciddi biçimde daraldı.
Bu üç kalem, çoğu kliniğin sosyal medya rutininin bel kemiğiydi. Rutininiz bunlara dayanıyorsa sorun içerik üreticinizde değil; stratejinin kendisi değişmek zorunda.
Before/after: tamamen yasak DEĞİL, şarta bağlı
Sahada en çok yanlış bilinen konu bu. "Öncesi-sonrası fotoğraflar tamamen yasaklandı" cümlesi doğru değil: before/after paylaşımı, sıkı şartlara bağlı olarak serbest. Yani ne "arşivin tamamı silinsin" paniği doğru, ne de "nasılsa serbestmiş" rahatlığı.
Pratik tavsiye: mevcut arşivinizi toptan silmeden ve yeni paylaşım yapmadan önce, güncel şartları mevzuat metninden ve danışmanınızdan teyit edin. Şartları karşılamayan tek bir paylaşım bile ceza riski taşır; şartları karşılayan paylaşım ise hâlâ en güçlü içerik türlerinizden biri olmaya devam ediyor.
Serbest kalanlar: bilgilendirme ve sağlık turizmi istisnası
Yönetmelik tanıtımı sınırlıyor; bilgilendirmeyi değil. İşlemler, süreçler ve sağlık konuları hakkında abartısız, kampanyasız, sonuç vaadi içermeyen bilgilendirici içerik üretmeye devam edebilirsiniz. Yasaklardan sonra boş kalan içerik takviminin en sağlam dolgusu da bu: hastanın gerçekten sorduğu soruların cevapları.
İkinci ve stratejik alan: sağlık turizmi istisnası. Yabancı dilde, yurt dışındaki hastayı hedefleyen tanıtım serbest. Yurtiçi reklam alanı daralırken uluslararası hasta tarafı açık bir kanal olarak duruyor. Bu kanalda işin tanıtımdan sonraki adımı — yabancı hastayla kendi dilinde, hızlı yazışma — ayrı bir konu; onu medikal turizmde hasta dili yazısında anlattık.
Gözden kaçan risk: birebir hasta yazışmaları
Herkes Instagram gönderilerine odaklanmış durumda; oysa kliniğin hastayla en çok konuştuğu yer DM ve WhatsApp. Tanıtım kuralları yalnızca afişte değil, konuşmada da ihlal edilebilir: gece yoğunlukta hastayı kaçırmamak isteyen danışmanın yazdığı "kesin sonuç alırsınız, garanti veriyoruz" cümlesi, iyi niyetli ama riskli bir cümledir.
Bu yüzden yol haritasının üç ayağı var: mevcut içerik envanterini gözden geçirmek, personelin yazışma dilini standartlaştırmak (garanti yok, kesin sonuç vaadi yok, teşhis yok) ve bu standardın gece-gündüz, yorgunken de yoğunken de korunmasını sağlamak. İlk ikisi eğitim işi; üçüncüsü sistem işi.
Yazışma dilini şansa bırakmamak
Klinikhattı'yı tasarlarken yönetmeliği sonradan eklenen bir filtre olarak değil, konuşmanın zemini olarak ele aldık: asistan hastaya Türkçe fiyat rakamı vermez, "garanti" demez, teşhis koymaz — bu sınırlar kod seviyesinde tanımlıdır ve yorgunluk, acele, iyi niyet gibi insani değişkenlerden etkilenmez. Yalnızca kliniğin onayladığı bilgilerle konuşur; hassas konularda son sözü ekibinize bırakır.
Yönetmelik sonrası dönemde kliniğin iki işi netleşti: içerikte kurallara uygun üretim, yazışmada kurallara uygun dil. İlki için bu rehber bir başlangıç; ikincisi için canlı demoda asistanın hangi soruya nasıl cevap verdiğini kendi gözünüzle görebilirsiniz. Yazışmanın veri tarafı da ayrı bir başlık: KVKK ve WhatsApp rehberimiz oradaki riskleri topluca anlatıyor.